Advert
PAKİZE SULTAN
Mehmet KAMER/Han Kahvesi

PAKİZE SULTAN

Bu içerik 530 kez okundu.

O, çocukluğumun Pakize’si idi. İlk çocukluk yıllarımın korkulu rüyası. İlk ve ortaokul yıllarımda, babam Yusuf Kamer, İsa Bey Camii’nde müezzinlik görevinin yanı sıra kundura tamirciliği de yapardı. Ne zaman okuldan gelsem Pakize’yi babamın dükkânında görürdüm. Cami cemaati de namazdan sonra bizim dükkâna uğramadan geçmezlerdi. Çay faslı geldiğinde, Pakize’ye beş şekerli çay söylenirdi. Şekerleri eksik olursa, kahveciyi kendi üslubuyla kızar, yüzünü ekşitir ve bağırırdı. Beş şekerli çayı geldiğinde keyfe gelir, etrafına gülücükler saçardı. Pakize’yi her gören ona takılmadan geçmezdi. Üniversiteye gittiğim yıllarda onu uzun bir süre görememiştim. Beni nerede görse sırnaşmadan geçmezdi ve uzun uzun gülerdi.  Neden bu kadar gülerdi, bir türlü anlayamazdım. Para almaz, sevmediğinin de çayını içmezdi. Çayı beş şekerli içer lokumu da çok severdi. İki bisküvi arası lokuma bayılırdı. Birkaç dişi kalmıştı ağzında. Yumuşak yiyecekleri tercih ederdi, katı yiyecekleri yemezdi. Sevdikleriyle şakalaşırdı. Mutlu olduğu zamanlarda uzun uzun gülerdi. Sevmediğinin ne parasını alır, ne de ikramını kabul ederdi. Çarşamba günü Kiraz ilçesinin mahsul pazarıdır. Ödemiş’ten gelen esnaflar Pakize’ye hediyeler verir, sevindirirlerdi. Kolundaki fosforlu naylon saatler, sarı imitasyon bilezikler, rengârenk boncuklu kolyeler ve bileklikleriyle ile küpeleri onun en sevdiği takılardı. Pazarcılardan aldığı hediyeleri göstererek bir şeyler anlatmaya çalışırdı. Aslında kendi diliyle pazarcılara teşekkür ederdi. Bayram arifesinde giyim giyecek yardımı da yaparlardı Pakize’ye. Bayram günü İsa Bey Camiinin önünde yeni elbisesi, yeni pabuçları ve takılarıyla arzı endam ederdi. Kesinlikle dilenmez ve kimseden para almazdı. Nerede bir mevlit olsa Pakize Sultan, Yusuf Hoca’nın yanında yerini alırdı. Pakize Sultan, Ufuk ile Adnan’ı yanında pek istemezdi. Düğünler onunla şeref bulur, cemiyetler onunla değer kazanırdı. O, Kiraz’ın Pakize Sultanı idi. Derken evlendim. Beni her gördüğünde işaretle bir şeyler anlatmaya çalışırdı. Önceleri pek anlayamamıştım onu.  Meğer beni eşimden çok kıskanırmış.  Pakize Sultan dilsizdi, ama hissiz değildi. Kızdırdıklarından olsa gerek, çocukları pek sevmezdi.  Çocuklar ondan hem korkar hem de onun saf ve temiz halini severlerdi. Bir gün aramızda olmayacağını bildiğimden olsa gerek, fotoğrafını çok çekerdim. Herkese fotoğrafını çektirmezdi. Evimizin arka bahçesi Cami Sokağı’na bakıyordu. Sabahları selam vermeden geçmezdi. Sesi uzaklardan duyulurdu. Pakize’nin geldiğini gür sesinden anlardınız. Genellikle kızdığı zaman çok bağırırdı. Acı acı bağırdığında, çocuklar tarafından kızdırıldığını anlardık. Sabah erken kalkar, Kiraz’ın bütün sokaklarını dolaşırdı. Gece geç saatlerde dahi onu sokaklarda görebilirdiniz.                                                            O, Kiraz’ın uğuru ve bereket sembolü idi. İşyerinin bereketi için esnaflar onu dükkânlarına davet ederler ve ikramda bulunmak isterlerdi. Fakat o, her dükkâna girmez ve her yerde oturmazdı. Benim gençlik yıllarımda Cumhuriyet mahallesinde Şaşkın Bakkal, rahmetli Mehmet Çatal’ın dükkânına çok gelirdi. Mehmet Bursalının kahvesi ile Çınarların altındaki kıraathanelerde zaman geçirirdi. Sıcak yaz günlerinde öğleden sonraları, onu tahta sandalyenin üzerinde uyurken görebilirdiniz. O, Kiraz’ın Pakize Sultanı idi. Vefat ettiğinde Kiraz’da değildim. Salâsını İsa Bey Camii Emekli İmamı Yusuf Hoca vermiş. “Dikkat, Dikkat! Kiraz’ın Pakize Sultanı vefat etmiştir. Cenazesi, bugün öğle namazına müteakip İsa Bey camiinden kaldırılarak Hacılar Mezarlığına defnedilecektir.  Allah Rahmet eylesin…” Pakize Sultan, kimilerine göre deli, kimilerine göre bir veli idi. Bu yalan dünyada saf ve temiz yüreğiyle kimseyi üzmeden yaşadı. Bu kubbede hoş bir sedâ bırakıp gitti. Allah rahmet eylesin. Bu vesileyle geçmiş Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Müdür Kaya'ya teşekkür
Müdür Kaya'ya teşekkür
Ödemiş'te örnek okul
Ödemiş'te örnek okul