Advert
Öğretmen, eğitim, öğretim ve ülkemizdeki durum
Süleyman Kuru

Öğretmen, eğitim, öğretim ve ülkemizdeki durum

Bu içerik 132 kez okundu.

Sevgili okurlar! Öğretmenini iyi yetiştirmeyen, öğretmenini öğrencinin, velilerin ve toplumun karşısında ezik duruma düşüren, öğretmenine maddi ve manevi desteği vermeyen ülkelerin eğitim ve öğretimde gelişmiş ülkelerin arasında yer bulmaları mümkün değildir.

 

PISA gibi değerlendirme kuruluşunun yaptığı ölçümlerde ülkemiz, sonlara yakın sıralarda yer bulabilmektedir. Bu ölçümler; matematik, fen bilimleri ve okuduğunu anlama konularında yapılmaktadır. Üniversite sınavlarında ve liseye geçiş sınavlarında öğrencilerimiz dökülmektedir.

 

Aritmetik öğretmeden matematik öğreterek okuma alışkanlığı kazandırmama sonucu okumayan neslin matematikte ve okuduğunu anlama konularında başarılı olma şansları olamaz.

 

Okuyan, soran, sorgulayan, araştıran ve bilimsel düşünceli nesiller yetiştirmeden girdiğimiz yarışmalarda ön sıralarda yer alma şansımız da yoktur. Dilini iyi öğrenmeyen, dilinin kurallarını bilmeyen ve okuma alışkanlığı olmayan toplumlar, okuduğunu anlamazlar.

 

İlköğretmen Okulları'nı, Eğitim Enstitüleri'ni ve Yüksek Öğretmen Okulları'nı kapatarak sonuç alınamayacağı, yaşayarak görüldü. Ayrıca Yüksek Öğretmen Okulları, ülkemizin bilim adamı kaynağı idi, bu kaynağı da kuruttuk.

 

89 ilköğretmen okulu, ülkemizin sınıf öğretmeni ihtiyacını, eğitim enstitüleri ve yüksek öğretmen okulları ise ortaokul ve liselerin öğretmen ihtiyacını karşılıyor, atanamayan öğretmen sorunumuz da olmuyordu. Her üniversiteye eğitim fakülteleri açıp gece ve gündüz bölümlerine öğrenciler alarak 700 bine varan atanamayan öğretmenle karşı karşıya kaldık.

 

ÖĞRETMEN: Çocukta var olan her türlü eksik ve kusuru tespit edip olumsuz örnekleri olumluları ile değiştirme konumundaki kişidir.

 

Öğretmen, rol model kişi olup aklına geleni yapma, istediği gibi tutum ve davranış sergileme, istediği gibi giyinme haklarından mahrumdur. Onun için herkes, öğretmen olmamalıdır. Son zamanlarda kılık ve kıyafet yönetmeliği değiştirilerek öğrenci ve öğretmenlere kılık ve kıyafet serbestliği getirilmesi, toplumun büyük çoğunluğunca uygun görülmemektedir.

 

EĞİTİM: Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine, okul içinde ve dışında doğrudan ve dolaylı yardım etmeye EĞİTİM veya TERBİYE denir.

 

ÖĞRETİM: Belli bir amaca göre bilgileri verme işine ÖĞRETİM veya TALİM denir.

 

Eğitim ile öğretim arasındaki farklar

 

1) Eğitim, öğretime göre daha kapsamlıdır.

2) Eğitim, her türlü bilgi ve deneyimi kapsarken öğretim, önceden belirlenmiş hedeflere ulaşmak için düzenlenmiş etkinlikleri kapsar.

3) Eğitim; plansız, programsız da yapılabilir. Öğretim ise planlı ve programlıdır.

4) Eğitim, yaşamın tümünü kapsarken öğretim, belirli bir dönemde yapılır.

5) Her eğitim, öğretim değildir. Fakat her öğretim, eğitimdir.

6) Eğitim sonunda istenmedik durumlar ortaya çıkabilir. Öğretimde ise istenilen davranışları kazandırmak esastır.

Kısaca öğretim, eğitimin alt kümesidir.

 

Sevgili okurlar! Ülkemiz; öğretmen, eğitim ve öğretim konularında değerlendirildiğinde başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz. Sürekli sistemle ve sınav sistemleri ile oynanarak daha da içinden çıkılmaz durumlarla karşılaşıyoruz.

 

Ehliyet ve liyakatı dışlayıp benden senden ayrımı yapılarak, memurların hükümetlerin değil, devletin memuru olmaları gerektiği unutularak başarıya ulaşma şansımız da yoktur.

 

Her alanda bilimsel düşünce yolunda yürüyüp ehliyet ve liyakat; hak, hukuk ve adalet rehberimiz olmalıdır.

 

HOŞÇA, DOSTÇA VE SEVGİYLE KALIN.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CHP'li gençlerden Atatürk'e ziyaret
CHP'li gençlerden Atatürk'e ziyaret
Kiraz'da 6000 fidan dikildi
Kiraz'da 6000 fidan dikildi