Advert
Sözün Özü
Ahmet Cartalı

Sözün Özü

Bu içerik 32 kez okundu.

Bugün günlerden cumartesi. Cumartesi, Bordeaux şehrinin alış veriş günü. Tıpkı çarşamba Kiraz, cumartesi Ödemiş pazarı gibi. Pazara indim, biri bana sesleniyor.

- Bonjour mösyö (Merhaba bayım).

- Merhaba.

Önce Fransızca konuştuk, bana hangi ülkeden olduğumu sordu. Türk olduğumu söyledim. "Ben de Azerbaycanlıyım" dedi. Türkçe konuşmaya başladı.

- Tanrı'nın mesajını anlatabilir miyim?

Anlatmaya başladı. Yehova Şahitleri adında bir tarikatın üyesiymiş.

- Sizin tanrının adı ne?

- Yehova.

- Yeryüzünde kaç tanrı var?

- Bir tane, Yehova.

- Müsluman'ın tanrısı Allah, Hıristiyan'ın tanrısı Dieu. Budist var, ineğe tapan var, her inancın ayrı tanrısı var.

- Hepsi uydurma şeyler.

- Tek doğru sizinki mi?

Aklıma Türkiye'deki tarikatlar geldi. Hepsi doğru yolda kendilerinin olduğunu söylüyorlar. Bunlar da aynı, tek doğru kendileri. Dikkatimi çekti, raflarda hep Türkçe kitap.

- Neden kitaplar hep Türkçe? Burası Fransa değil mi?

- Güzel soru. Bize en çok ilgi duyanlar Türkler.

O da dinini değiştirmiş.

- Neden değiştirdin?

Ayetlerin anlamını anlamadığını, Arapça bilmediğini söyledi. "Anlamadığım şeye neden inanayım?" dedi. Aynı sorun, bizde de var. Kendi dilinde ibadetini yapamayan toplumlar, başkasının kollarına gider. Yehova Şahitleri'nin en çok tercih ettikleri Türkler. Yehova Şahitleri, tüm dünyada büroları bulunan büyük bir teşkilat.

Diyanet'e büyük görev düşüyor. Türk halkına kendi dilinde ibadet etmeye öğret yoksa anlamadığı dilde Allah'ın ona ne dediğini anlamadığından sapkın tarikatların elinde oyuncak olmaktan kimse kurtaramaz. Marks ne güzel anlatmış, "En kazançlı ticaret, din ticaretidir" diye. O dönemdeki kilisenin üç kağıtçılıklarını anlatmak istemişti. Bizde de pıtrak gibi tarikat türüyor. Hepsi üretmeden, asalak gibi vatandaşın sırtında. Allah, size anlarsınız diye o dilden gönderdi. Arapça bilen topluma İngilizce ayet gelse kimse anlamazdı. Din adamlarına da büyük görev düşüyor. Halka gerçekleri anlatmak, yanlışın karşısında olmak gerekir. "Gerçek karşısında susan, dilsiz şeytandır." Nokta.

Geçen hafta Fransa, sellerle boğuştu. Fransa'nın güneyindeki şehri Beziers'e iki yılda yağması gereken yağmur, bir günde yağınca toprak kayması ve sel baskını yaşadı. Evler, su altında kaldı.

Fransa köylüleri eylem yapıyor. Girdiler ve fiyatları düşük buluyorlar.

Barış Pınarı Harekatı durdu. İktidar ve yandaşları zafer diyor, muhalefet ise "Amerika dur deyince durduk, bu kadar gürültüye ne gerek vardı?" diyor. Siz kime inanırsanız inanın ama benim anlayamadığım, Suriye Milli Ordusu dedikleri. Bence Suriye'nin milli ordusu, Suriye Devleti'nin ordusudur.

Dostlar, bu haftalık bu kadar.

DOSTÇA KALIN.

HOŞÇA KALIN.

ATATÜRK'TE KALIN.

 

Ahmet Çartalı

Tel: 0 545 305 92 42

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CHP'li gençlerden Atatürk'e ziyaret
CHP'li gençlerden Atatürk'e ziyaret
Kiraz'da 6000 fidan dikildi
Kiraz'da 6000 fidan dikildi