Advert

Göçmen mahallesi (Yeni Mahalle) (2)

Göçmen mahallesi (Yeni Mahalle) (2)
Göçmen mahallesi (Yeni Mahalle) (2) admin
Bu içerik 127 kez okundu.

ÖYKÜ KÖŞESİ

Ahmet Çartalı

 

İlkokul öğretmeni olan babam İbrahim Çartalı’nın Torbalı’nın Dirmil köyünden Kiraz’a 1968 yılında tayin edilmesiyle tanıştık göçmen mahallesiyle.

Kiraladığımız ev; şu anda hala ayakta kalan, bir zamanlar Mustafa Okka’nın bakkal dükkanı olarak çalıştırdığı yer. Mevsim kış, evde ne soba ne odun kömür var. Annemin uydurduğu ispirto ocağının üstüne koyduğu teneke parçasının verdiği ısıyla geçirdik kışı. Ablamla okula giderken Küçük Menderes Çayı’na düştüğümüzde elbiselerimizi o teneke ocağın başında kurutmuştuk. Annemin ve ninemin göz yaşlarını ilk o zaman gördük ve ablamla bir daha çaydan geçmedik.

Kardeşim İlhami de trafik kazasını o evde kaldığımızda geçirdi. Evin karşısında oturan Kompircinin (Ali Avcı) eşi Cemile Avcı akrabamız olduğu için İlhami onu çok severdi. İlhami yolun karşısına geçerken hızla gelen cip, kardeşimi altına aldı. Kardeşim kazadan kurtuldu ama kafasından aldığı darbe, beyninde hasar oluşturdu. 1960 İhtilali’nde ismi Devrim Caddesi olarak değiştirilen ana cadde, birçok kişiye ya mezar ya da hasar bıraktı.

Komşumuzdu Mehmet Ağa (Mehmet Ortaköy). Kiraz Belediyesi’ne işçi olarak girmiş. Elinden her iş gelir, hatta Devrim Caddesi’nin taş döşemesinde usta başı olarak çalışmış. İş çıkışı evin penceresinin önüne oturur, pencereye koyduğu radyoda Rumeli türküsünü bulur, şaraptan bir yudum içer, Birinci marka sigarasından bir nefes içine çeker, uzaklara dalardı.

Arabacı Koca Yusuf’un (Yusuf Akar) komşusu olduk. Onun akşam evine gelirken at arabasının üstünde ayakta köylü şapkası, başında dudaklarını büzerek diline bükerek çıkardığı ıslık, atın nal ve zillerin çıkardığı sesler duyulmaya değerdi. Koca Yusuf, aynı zamanda karakucak güreşçisiydi. Şimdiki Atatürk İlkokulu’nun alanında güreş müsabakasında birinci gelmiş, kazandığı birincilik ödülünü Kiraz köprüsünün yapımında kullanılması için bağışlamış.

Göçmenler mahallesi yoksul olduğu için tarlada, inşaat işlerinde işçi arayanlar bu mahalleye gelir, ya dayıbaşına (işçi ayarlayan) müracaat eder ya da birebir işçiyle görüşürlerdi. Dayıbaşılar, Arap Üsen (Hüseyin Türkyılmaz), Yörük (Mehmet Dere) yaz mevsiminde tütün, kış mevsiminde pamuk işine işçi ayarlarlardı.

Mahallede dört adet kahvehane gece ve gündüz müşteriyle dolar, iş ve işçi arayanlar buralarda toplanırdı.

Mahallede üç adet bakkal dükkanı faaliyet gösteriyordu. Yörük Hamit (Hamit Erkan), Bakkal Ali (Ali Toygar), Bakkal Yeşil Ağa (Ahmet Yeşil). Daha sonra Ali Avcı ve Mustafa Okka, bakkal dükkanı işletiyordu.

Yörük Hamit’in (Hamit Erkan) dükkanının önündeki su tulumbasından mahalleli su ihtiyacını karşılar, bazen oğlu İbrahim Erkan tulumbanın kolunu çıkarıp saklar, güya mahalleliye şaka yapardı.

Mahalle kurulur da cami ve okul olmaz mı? Mahallenin kültürlü ve bilgili kişisi manifaturacı Şaban Avşar hemen harekete geçer, bir dernek kurar.  Cami yeri için yer aranır, en uygun yer de şimdiki caminin yeridir. Yer, Fatma Tamer’e aittir fakat Fatma Hanım yeri vermeye razı gelmez. Şaban Avşar, “Bir de ben konuşayım” der. Ödemiş’ten getirttiği dibek kahvesiyle Fatma Hanım’ı ziyaret edip durumu izah eder. İyi bir kahve tiryakisi olan Fatma Hanım, "Şu kahvenin hatırına peki" der. Cami inşaatı 1958 yılında başlar ve cami, 1960 yılında ibadete açılır.

Okul yerini de başöğretmen olan Fuat Ermeral bağışlar ve okulun adı, Atatürk İlkokulu olur.

Öttürdüğü kornayla topladığı bütün çocukların dondurmacısı Mehmet Abi’yi anmadan olmaz. Moto Guzzi marka aracıyla getirdiği dondurmayı külahı 25 kuruşa satar, alınan dondurma dille yavaş yavaş yalanır, çabuk bitmesin diye ağır ağır yenirdi.

Mahalle halkının bendeki  hatıraları çok fazla. Karamanlı müteahhit dama ustası (Hüseyin Sucubaşı) , Şambalici İhsan Usta (İhsan Üsten), Kasap Kamil (Kamil Eseroğlu), süpürgeci Tahir (Tahir Toprak), Çaylılı Berber Mehmet Efe, tahsildar Murat (Murat Demirhisar), Şoför Şevket (Şevket Erez), Tonton İsmail (İsmail Barut), Taş Atan (Hasan İşmen), Çaput (Mehmet Erkol), berber Muhsin Mutlu, derviş İbrahim Yetiştiren, gardiyan Ali Ekim, Çakıcı, hoca emmi Mehmet Rençber, Halil İbrahim Tetik, Motorcu Nuri (Nuri Döner), Gümüş Emmi (Mehmet Gümüş), Serez oğlu Hüseyin Avni ve ismini yazamadığım herkese rahmet diliyorum. Aslında göçmenler mahallesinin hikayesi, bir kitaba da sığmaz. Burada ismini yazmadığım olduysa affedin. Kitap yazdığımda herkesin hatırası kitapta yer alacaktır.

Mahalleye yerleşen göçmenler, yerli halka tütüncülüğü, helva yapmayı ve birçok sanatı öğretmiş

GÖÇMEN MAHALLESİ, bugünkü haliyle hala geleneklerini devam ettiriyor. İnşallah bu evlerin yerine apartmanlar dikilip mahallenin dokusu ve ruhu yok olmaz.

Sende Yorumla...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Asıl çamı siz devirmişsiniz”
“Asıl çamı siz devirmişsiniz”
“Ağaçların köklerini talan ettiler”
“Ağaçların köklerini talan ettiler”