Advert

Bozdağ patladı!!!!!!

Bozdağ patladı!!!!!!
Bozdağ patladı!!!!!! admin
Bu içerik 200 kez okundu.

Vatani görevimi bitirmiş, sivil hayata yeni yeni alışıyorum. 1982 senesinin sonbaharı, aylardan eylül ayı. Kiraz'a bir haftadır aralıksız bir şekilde yağmur yağdı. Yaşlılar, yağan yağmur için, "Allah afatsız versin, bereket yağıyor" diye hem kaygılarını hem de sevinçlerini dile getiriyorlardı. Bazı meraklılar da Küçük Menderes Çayı ne durumda diye arada bir yerlerinden kalkıp  dereyi kontrol ederek çay hakkında konuşuyorlardı.

Yağmur gittikçe şiddetini artırmış, Küçük Menderes Çayı’nın çıkardığı ses  en uzaktaki evlerden bile duyulur olmuştu. Herkesin yüzünde bir kaygı vardı. Kahveye koşarak Azmi Ortaköy girdi. Soluk soluğa, "Valla gördüm, billa gördüm!"

Kahveden biri seslendi:

-Ne gördün Azmi.

-Evran(*) gördüm! İki başlı, başı insana benziyor. Suyun üstünden bağırarak geçti.

Kahvede şakalar, gülüşmeler. Evran ile ilgili başka hikayeler gırla. Tam insanların neşesi yerindeyken içeriye giren biri "Çay, köprünün üstünden taşıyor" deyince herkes çayın kenarına koştu. Küçük Menderes delirmiş, önüne ne gelirse sürüklemiş. Ağaçlar suyun üstünde, altında ise yuvarlanan taşların sesi duyuluyordu. Çayın kenarındaki setler yıkılmış. Çay kenarındaki evler elbirliğiyle tahliyeye başlandı. Evler tek tek kontrol edilip geride bir şey unutulup unutulmadığı kontrol ediliyordu.

"Tahsin abi (Tahsin Çakalcı) yok!"

Hep beraber Tahsin Abi’nin evine doğru koştuk. Bir yanda da bağırarak uyarmaya çalışıyoruz. Tahsin Abi, çay kenarındaki tuvaletten çıkıp "Buradayım, ne var?" deyip adımını tuvaletten attı. Herkesin gözü önünde tuvalet yok oldu. Bir dakika geç kalınsaydı felaket yaşanması kaçınılmazdı.

Çay kenarındaki evler tahliye edilmiş, herkes kaygıyla bu işin sonuna merak ediyordu. “Bozdağ göçmüş, Bozdağ göçmüş!”

Herkes, sesin geldiği yere doğru koştu. Mahalle Bekçisi Muzaffer Bor heyecanla halka, "Bozdağ patladı! Dağ, Kiraz’ın üstüne doğru geliyor" deyince ben dahil herkeste bir panik. Kimisi evden eş ve çocuklarını alarak Kelletepe  istikametine doğru koşmaya başladı. Tam tepeye gelince yanımda eşiyle birlikte koşan Hambal Ali (Ali Keskin), eşine:

-Çocuk nerede?

-Senin yanında değil mi?

Telaşla çocuğu evde unutup koşmuşlardı. Tam tepede durduk. Herkes, birbirine bakıp neden kaçtıklarını sordu. Geriye dönüp bakınca Bozdağ’ın patladığı falan yoktu. Herkes, gerisin geriye döndü. Bekçi, olayı yanlış anlamış. Sadece fazla yağıştan dolayı toprak kaymış, kayan toprak üstünde koyun otlatan çoban ve koyunlar hayatlarını kaybetmişler.

Sel felaketinin en büyük nedeni; çay kenarına istif edilen Orman Dairesi’ne ait tomruklar çayın yönünü değiştirmiş, köprünün altını kapatmış, bazı tomruklar setleri devirmiş. Yıkılan birkaç ev dışında büyük bir felaketin eşiğinden dönülmüştü.

* Evran: Yılan padişahı

Sende Yorumla...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Belediye başkanından Ankara çıkarması
Belediye başkanından Ankara çıkarması
Uyuşturucuya geçit yok
Uyuşturucuya geçit yok