Advert
Kiraz (Keles) ilçemizde geçmişten günümüze yaşam ve geçim
Süleyman Kuru

Kiraz (Keles) ilçemizde geçmişten günümüze yaşam ve geçim

Bu içerik 23 kez okundu.

Sevgili dostlar! 40, 50, 60, 70 yıllar insan ömründe uzun yıllar sayılır ancak toplum ve yerleşim birimlerinin yaşamında uzun yıllar sayılmaz. Kiraz (Keles) ilçemizin 70 yıl öncesinden günümüze sahip olduğu 585 kilometrekarelik alandaki yaşamdan, tarımdan, geçim kaynaklarından söz edeceğim.

Eski yıllarda Keles, köy görünümünde bir yerleşim birimi olup etrafında incir bahçeleri olan, bahçe olmayan yerlerde tütün, patates tarımı, bahçıvancılık, hayvancılık yapılır, çarşamba günleri pazarı kurulur, Ramazan ve Kurban bayramlarında kurulan Gencer pazarları çok kalabalık olur, çocukların biriktirdikleri bayram harçlıkları ile doyasıya eğlendikleri bir alan oluşurdu. Günümüze gelindiğinde Gencerler kurulmaz oldu. Pazara ve Gencerlere ulaşım; yaya, atla, eşekle veya ciplerle yapılırdı. Atların, eşeklerin bağlanması için hanlar vardı. Özçınarların hanı ve kahvesi, Şükrü Hocaların hanı ve kahvesi, Alanyalıların hanı ve kahvesi meşhurdu. Bunların yanında küçük çaplı hanlar da vardı. Bugünkü Korkmazların fırınının önünde büyük çınar ağaçları vardı. Keles'in erkekleri, yazları bu çınarların gölgesinde zaman geçirirlerdi. Köy sayısı çok olduğundan pazarları çok kalabalık olurdu.

Eski yıllarda Küçük Menderes Nehri'nin sahip olduğu Keles Çayı, Suludere Çayı ve Çayağzı Çayı yaz kış akar, bu çaylar üzerinde köprü de olmadığından kışları ulaşım konusunda vatandaşlar zorlanırlardı. Bu çaylar ve Küçük Menderes Nehri üzerinde su değirmenleri bulunur, Keles halkı ürettikleri arpa, buğday, çavdar ve mısırları bu değirmenlerde un yapar, ekmek yapımında kullanırlar, elde ettikleri samanları da hayvanlarının kışlık yiyeceği için depoya koyarlardı. Akan bu çayların ova kısımlarında bir değirmeni çalıştıracak miktarda su kaynayan azmaklar bulunur, içlerinde yılan balığı dahil çeşitli balık türleri bulunur, çevre halkı bu balıklardan beslenmede yararlanırdı. Azmak sularının içinde kazayağı, halkın gerdime dediği su bitkileri yetişir, çevre halkı bu bitkilerden beslenmede yararlanırdı.

Yağışlar düzenli olur, kış mevsiminde toprak suya doyar, sızan sular dereleri susuz bırakmazdı. Toprağın suya doymuş haline çevre insanı "karasulak yürüdü" derdi. Akan çayların çevresinde geniş ormanlar bulunur, çaylar toprağı aşındırmaz, dar bir alanda akardı. Çevrede bolca mera ve otlaklar bulunur, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar otlatılarak beslenirdi. Çokça büyükbaş, koyun ve keçi sürüleri olur, köylerde her hafta hayvan kesimi yapılır, insanlar et ihtiyacını rahatlıkla karşılarlardı. Yaban hayatı zengin çok çeşitlilik arz eder, çeşitli av hayvanları, kuş türleri sayılamayacak kadar çok olurdu.

Tarım teknolojisinin gelişmediği dönemlerde tarım, hayvan ve insan gücüne dayalı yapılır, akar suyun olduğu köylerde sulu tarım, büyük bir çoğunlukla da susuz tarım yapılırdı. Ova köylerinde pamuk, mısır, kendir, patates, patlıcan, biber, domates, börülce, bostan, susam; kış sebzelerinden pırasa, lahana, karnabahar, kereviz ekimi ve dikimi yapılır, susuz tarım olarak da arpa, buğday, çavdar ekimi ve özellikle halkın geçim kaynağı tütün tarımı yapılır, halkın büyük çoğunluğu, geçimini tütün parası ile sağlardı.

Keles halkı, zamanla yeraltı sularından faydalanmaya başladı. Yeraltı suları, yüzeye yakındı. Altı metrelik demir borular çakılıp elektrik olmadığından su motorları ile 3 veya 4 inçlik su çekilip sulu tarım alanları genişletildi. 1970'li yıllardan sonra su motorlarının yerini dinamolar almaya başladı. Bu arada yeraltı suları seviyesi düşmeye başladı. İnsanlar, daha derinde olan yeraltı sularından pompalar yardımıyla faydalanıp sulu tarım alanlarını daha da genişleterek yetiştirilen ürün çeşitlerini artırdılar.

Akarsuların kalmayışı, su değirmenlerinin yok olmasına ve elektriğin gelişi ile elektrik ile çalışan un değirmenlerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Zamanla tütün tarımı, dağlık alandaki köylerde yapılmaya başlanıp pamuk ve hububat ekimi ortadan kalktı.

Tarım teknolojilerinin kullanıma alınması ile Keles halkı, geçimini hayvancılık ve hayvancılığa dayalı olarak yem bitkileri ekimi, sebze ve meyvecilikle sağlamaya başladı. Ova köylerinin az, köylerinin büyük bir çoğunluğu dağlık alanda bulunan Keles halkı, dar alanda nüfusun kalabalık, sanayi yatırımlarının olmayışı yüzünden geçim sıkıntısı ile yüz yüze bırakılmıştır.

Küçük Menderes vadisindeki hayvancılık ve süt üretiminin önemli bir bölümü Kiraz'da yapıldığı halde markalaşamadığı için hakkı olanı alamamaktadır. Sebze ve meyve üretiminde de çok iyi durumda olmasına rağmen markalaşamadığı için hakkı olan paya sahip değildir. Süt ve süt ürünlerinde markalaşır, kestane, ceviz ve kiraz üretiminde de kendini tanıtırsa hakkı olan değeri kazanıp geçim sıkıntısının yok oluş kapısı aralanmış olur.

Kiraz'ımızın üretimlerini markalaştırıp hakkı olan payı alarak geçim sıkıntısından kurtulması dilek ve temennilerimle haftaya görüşmek üzere hoşça, dostça ve sevgiyle kalınız.

Sende Yorumla...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ormandan zehir çıktı
Ormandan zehir çıktı
Fakültenin projesine milyonluk destek
Fakültenin projesine milyonluk destek