Advert
Döviz, altın ve korona salgını ile sohbet
Süleyman Kuru

Döviz, altın ve korona salgını ile sohbet

Bu içerik 118 kez okundu.

Sevgili dostlar; şu bizim döviz, altın ve korona salgını da çok şımardı. Ne laf dinliyor ne de söz. Başına buyruk hareket edip fakir fukaranın, garip gurabanın canını yakıyorlar. Baktım, kimsenin bunların hal ve hareketlerine, davranışlarına baktığı yok, "Ben bari bunlarla sohbet edeyim de belki acıyıp beni dinlerler" dedim.

"Döviz kardeş; senin bu şımarıklığından, yükselişinden bıktık usandık. Yandık, perişan olduk. Sen yükseldikçe hayat pahalılığı, enflasyon denen canavar zıplıyor. Alım gücümüz düşüyor, paramız pul oluyor. Yoksul grup olarak biz zaten perişandık, böyle giderse temel ihtiyaçlarımızı da alamayıp açlıktan gebereceğiz. Bari sen acı bize" dedim. Ne dedi beğenirsiniz?

 - Beter olun. Ben sizin ve yöneticilerinizin yanlışlarından bıktım usandım. Kendi yolumda devam edip yükselmeye devam edeceğim, dedi.

Ben de bozuldum, kızarak:

 - Yaa arkadaş! Sen bizi hiç düşünmüyor, anlamıyorsun. Bu yükselişin, ne zamana kadar sürecek?

Döviz Efendi gayet ciddi:

- Yöneticileriniz bana bakıp yanlışlardan dönene, sizin de akıllarınız başlarınıza gelene kadar yükselmeye devam edeceğim, deyiverdi.

Ben de hayallerim yıkılmış olarak:

- Demek sen bizi perişan edip yöneticilerimizi de zora sokacaksın öyle mi?, diyerek altın kardeşe dönüp:

 - Altın kardeş, sen ne diyorsun? Sen ne düşünüyorsun? Biz yoksullar, fakir fukara, garip guraba yandık, perişan olduk. Gelirimizle 6-7 çeyrek alabiliyorduk ama artık üç çeyrek bile alamaz hale geldik. Düğünlerde çeyrek altın takardık, gramın çeyreğini bile takamaz hale geldik. Ne olacak bizim halimiz. Sen bari acı bize.

Altın kardeş bozuldu ve biraz da kızarak:

- Beter olun, siz çok şımardınız. Özellikle yöneticilerinizde ve sizde israf diz boyu. Tasarruf yok. Neymiş efendim, "İtibarda tasarruf olmaz"mış. Kimse, ayağını yorganına göre uzatmadı. Borç alıp bol bol harcadınız. Yanlışlardan dönüp aklınız başınıza gelene kadar yükselmeye devam edip alım gücünüzü düşürerek sizi ve yöneticilerinizi zora sokacağım, demez mi?

Ben de bozuldum, kızdım ve:

- Demek sen de bizi gözden çıkardın, öyle mi?, diyerek korona salgınına dönüp:

 - Korona kardeş, bu döviz ve altın kardeşlerden bize hayır yok. Sen bari bize acı. Etrafa bulaşıp bizlerin normal yaşantısını, kurum, kuruluş ve işletmelerin çalışma düzenlerini bozup hem yöneticilerimizi hem de bizi perişan etme.

Korona kardeş de biraz bozuldu ve:

 - Beter olun. Yöneticileriniz ve siz, yanlışlarda ısrar edip yöneticileriniz, yerinde ve zamanında önlemler almadı. Siz de maske, mesafe ve hijyen konularında duyarsız davrandınız. Düğünlerde, asker uğurlamalarında, toplu yerlerde bulunmaya devam ettiniz. Ben de bu zayıf noktalarınızı kullanıp bulaşmaya devam edeceğim. Sizi ve yöneticilerinizi zora sokup sıkıntılı günler yaşatmaya devam edeceğim.

 

Sevgili dostlar; gördüğünüz gibi döviz, altın ve koronadan bize acıma yok. En iyisi aklımızı başımıza toplayıp, yanlışlardan vazgeçip, doğru yolda ilerlemeye devam edip başımızın çaresine bakacağız. Yöneticiler ve biz herkes, üzerine düşen görevleri yaparak yol ve yöntemlerini bulup bu sıkıntılı dönemi atlatacağız.

Bendeniz, Türk milletinin ferasetine güveniyorum. Başımıza gelen beladan ve sıkıntılardan kurtulmanın yol ve yöntemlerini bulacak, yine güçlü bir ülke olarak ekonomisini düzeltip sözü dinlenen ve itibarlı bir ülke olarak yoluna devam edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle hoşça, dostça ve sevgiyle kalın gari.

Sende Yorumla...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kiraz'da her derde deva ejder meyvesi sizleri bekliyor
Kiraz'da her derde deva ejder meyvesi sizleri bekliyor
Gazetemizden başarılı kooperatife ziyaret
Gazetemizden başarılı kooperatife ziyaret