Advert
Özel İdare'de yapılan ihalelerde 10 yılda önlediğimiz ve devlete sağladığımız miktar 250 milyon vardır
Hüseyin ÇAVUŞ

Özel İdare'de yapılan ihalelerde 10 yılda önlediğimiz ve devlete sağladığımız miktar 250 milyon vardır

Bu içerik 25 kez okundu.

T.C. IZMIR İLİ İL GENEL MECLİSİ

Dönem : 21/1

Toplantı: Ekim

Birleşim : 4

6 Ekim 2009 Salı Saat: 15.00

 

TUTANAK: İl Genel Meclisi'nin 21. Dönem 1. Toplantı Ekim Ayı 4. Birleşimi, 06 Ekim 2009 tarihinde saat 15.00'te Meclis Başkanı A.Serdar DEĞİRMENCİ Başkanlığı'nda İl Özel İdare hizmet binasındaki toplantı salonunda açıldı. Yapılan işaretle oylama sonucunda İl Genel Meclisi üyeleri  İhsan GÜLLE, Ercan EROL, Fethi BURUNSUZ, Halis ÇAM, Yusuf VANGÖL, Semih YALIN, Saim KATIRCIOGLU, İ.Hulki VARDAROĞLU, Niyazi MEMUR, 127 üyenin salonda hazır olduğunun görülmesi üzerine görüşmelere geçildi.

Başkan: Değerli arkadaşlarım. Dün de böyle bir olay gerçekleşti. Sayın Hüseyin ÇAVUŞ, buradan bütün idareyi töhmet altında bırakan açıklamalarda bulundu. Sonra arkadaşlardan tutanakları istedim. Tutanakları aynen okuyorum. O bölümü okuyorum: "Bu Özel İdare soyuluyordu, biz onu önledik. Hırsızlık yapılıyordu. Onu önledik ama devletin memurları yapıyordu."

Eğer arkadaşımızın elinde Özel İdare'nin soyulduğuna dair, Özel İdare memurlarının burasını soyduğuna dair gerekli delil varsa Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunur. Eğer böyle bir şey yoksa buradaki devlet memurlarının bu arkadaşımız hakkında dava açma hakki doğar. Eğer kastını aşan bir beyanatta bulunduysa arkadaşımız Hüseyin ÇAVUŞ, ben kendisine söz vereceğim. Gelsin, bu sözlerini geri alsın veya sözlerinin arkasında durduğunu soyluyorsa bütün bu devlet memurlarına da kendisi hakkında her türlü dava açma hakkı doğar. Evet Sayın Hüseyin ÇAVUŞ, buyurun sözlerinizi aynen okudum tutanaklarda.

Hüseyin ÇAVUŞ: Sayın Başkan, değerli arkadaşlar. Öncelikle benim abdestimden şüphem yok. Namazım kusurlu olamaz. Bir kere 2.5 yıl önceki bir konuyu değerlendirdim. Birçok konuyu değerlendirdim. Bunu Cumhuriyet Halk Partisi'nin encümen üyeleri de biliyor. Ben konuları (usulsüzlükleri, yolsuzlukları) çok açmadan pratik olarak izah etmeye çalışayım. Ben, birçok konuyu sayın valimize ilettim. Encümen üyeleri ile beraber itiraz ettik. Sonra o daire amirleri geldi. Onlarla beraber bu konuyu konuştuk. Biz, tüm encümenin, Bayındırlık beş kişilik encümenin tespitlerini ve düşüncelerini birimde anlattık ve izah ettik. Bakın sonra ne oldu?

İzmir İl İmar İskan Bayındırlık Müdürlüğü'nün okullar için yaptığı ihaleler vardı. O ihaleler, Özel İdare'nin içine çekildi ve Özel İdare'de ihale yapmak için mimar ve mühendislerden teşkil eden bir ihale komisyonu kuruldu. Neden mi? Bir tanesini söyleyeyim. Biz, 32 trilyon para tahsis etmiştik 26 okul yapılması için. Sene sonunda gördük ki 32 trilyona 17 tane okul yapmışlar. İmar müdürüne bunu sordum. Dedim ki "Nasıl oluyor bu? Gecen seneye göre hesap ettim. Derslik başına 35 milyar hesap ediyoruz. Buna göre yapıyorduk." İmar müdürü "Hayır" dedi. "35 milyara yapılmaz, yapılamıyor." "Bu sene kaç lira yapılıyor?" diye sorduğumda "95 milyar" dedi. Peki önceden bir dersliğin maliyeti 35 milyar iken ŞİMDİ NE OLDU DA 3 MİSLİ ARTTI? Deprem yönetmeliği çıktı, 5 milyar da o. Garaj yaptınız 5 milyar. O 45 milyar. Siz nasıl olur da 95 milyara çıkarırsınız?" dedim ve ondan sonra da daha ileride soruşturmalar yapıldı. O kısımlara girmeyeceğim. KAPALI OTURUM YAPARSANIZ ONLARI DA ANLATIRIM.

Sonra İmar ve Bayındırlık İskan Müdürlüğü'nden Özel İdare'nin ihaleleri alındı, Özel İdare'ye verildi. Okullarda tamirat yapılıyor. Okullarda yapılan tamiratın bedelini Milli Eğitim ödüyordu. Mesela 65 milyar ihale bedeli var, kırım yapılıyor, sonra 64 milyar 985 milyona ihaleye alıyor. Yok böyle bir şey. Aynı ihaleleri ilçelerde 40 milyara yaptık. Bunu da sayın valiye arz ettik. Milli Eğitim'in yapmış olduğu tüm ihaleleri Özel İdare'ye aldık.

Bir diğer konu. Ödemiş için beş tane sondaj için tahsis edilen para 625 milyar lira arkadaşlar. Yani tanesi 125 milyar liraya Özel İdare'den bir birim bunu ihaleye çıkarıyor. Ben, bu fiyatların öyle olmadığını ve ihalelerin çok yüksek fiyatla gittiğini, kırımların anlaşmalı yapıldığını, kırımlar yapılmadan müteahhitler tarafından birbirleriyle paylaştıklarını sayın valimize arz ettim. Ödemiş'teki beş ihaleyi buraya, encümen odasına taşıdık. Ödemiş Kaymakamı'yla, Özel İdare Müdürü'yle ben, vali beyin yanına oturdum. İhale tekliflerini verdik. Kapalı usuldü. Geriye geldi.

Arkadaşlar, ihaleleri soyluyorum. 99 milyar 813 milyon paylaşmışlar. 97 milyar 600 milyon böyle beş tane ihaleyi paylaşmışlar. Bu soygun değil mi? Hırsızlık degil mi? Ayni ihaleyi "Sayın valim, bunu iptal ederseniz biz bunları 30 milyardan, 35 milyardan vereceğiz" dedim. Sayın valim, ihaleyi iptal etti. Kapalı ihaleye geçildi ve 625 milyarlık ihale bedeli olan su sondajlarının beşini 190 milyara ihale ettim ve o günkü kurduğumuz düzen, o günkü aldığımız karar devam ediyor. Su pompalarının ihalesi, şu anda 35-40 milyar civarında gidiyor. Biz olmasaydık ne olacaktı? Bu ve buna benzer daha birçok konuyu aktarabilirim.

Ben bunları söyledim, yalan mı bunlar? Yalansa gelsinler ve kesinlikle şu anda şu an için bir şey söylemedim. 2.5 sene önceki beraberliğimizde encümen olduğumuza göre şimdi bürokratlara bunu söylemem mümkün mü? Peki, o zaman bu yolsuzluklar olmuyor da nasıl Milli Eğitim ihalelerini Özel İdare'ye çektik? Bayındırlık Müdürlüğü, bir metrekare parke taşının maliyeti, anahtar teslimi 12 milyon. Bize ise İl Sağlık Müdürlüğü'nden 39 milyon fatura geldi. Bu ne? Yolsuzluk değil mi? Reddettik, ondan sonra bunlara ihale vermedik. O şekilde para vermedik.

Daha teferruatına girersek bizim yaptığımız inşaatlar, bugün buraya sisteme yerleşti. Oturdu ve bugün de bizim yapmış olduklarımızla Özel İdare'nin sevk ve idaresi oluyor bu birimlerde. Bakın, bir mikap parke taşında Özel İdare'den bir birim, 500 doz istiyor. Ben, inşaat mühendisi değilim. Müteahhitler, 500 dozu veya 500 kilo çimentoyu o bir mikap çakıla koyuyorlar arkadaşlar. koyuyorlar, isterlerse 1000 kg çimento koysun, o 500 dozu göstermez, göstermiyor. 380-400 dozu geçmiyor. Sonra bunun kabulünde yetkili kontroller "Vay efendim, sen bu ihaleyi 500 doz diye aldın. Neden bu, 350-400 doz?" diye ceza yazıyor. Bundan zarar gören müteahhit, çaresizlikten ikili ilişkilere geçiliyor.

Sadece Bayındır'da, Torbalı'da bir ihaleye müdahale ettim, 60 milyar avantajımız oldu. Bizim bu çalışmalarımızdan metrekare başına şu an 350 dozda yapılmakta ve mükemmel yapılıyor. Bizim bu çalışmalarımızla metrekare başına 1 lira zarar ediyorduk ve bunu ilk defa Kemalpaşa'da kırdık. Biz de Kiraz'da kirdik. 350 doz yaptık. Pekiyi ne yapmamız lazım, seyredelim mi? Hadi buyurun ne yapalım diyelim?  Bakin arkadaşlar, daha çok var da son olarak anlatıyorum.

(Not: Bir ton çakıla istediğiniz kadar çimento dökün, 350 dozu geçmiyor. Çakıl bunu göstermez fakat 500 doz istenmesinin şartnameye konmuş olması, mümkünatsız istemdir. Olmayacak duaya amin demek gibi. 500 dozun olması mümkün değilken müteahhidi zorlamak için olumsuz, dayanaksız talepler kasıtlı. Sebebi ise malum. Müteahhidi taahhüdü yererine getiremediği için sıkıştırmak.)

Bir inşaat alıyor, firma veya şahıs ona oranın kesif bedeli yapılırken yıkanmış temiz kum ocağı diyor ki, "Sen bunu şuradaki kum ocağından alacaksın. Burası 50 km. Git-gel 100 km yol yapar. Müteahhide 100 km üzerinden ulaşım parası veriyoruz. Oradaki toprak, temiz toprak. Sonra o müteahhit, başka dereden alıyor, 3 kilometreden yıkanmamış, kalitesiz, düşük, çürük topraktan inşaat yapıyor ve yakaladık birisini. Ne dedi biliyor musunuz? "Biz hep böyle yapıyoruz" dedi. Bunu inceledik yani köylerdeki yapılan okullar ve su depolarının çakıl ve kumları yikanmamış, vasıfsız, çürük malzemeden yapılmış.

Ayrıca arkadaşlar 4 km'lik bir yolda stabilize bir toprak örtüsü yapacağız Kiraz'da. Stabilize yol yapıyoruz, hak ediş istedi müteahhit bizden. Hak ediş için geldi. 4 km mesafede arkadaşlar, kaymakamımız sıcakta 4 km yürüdü. Dökülen kamyon sayısını saydık. Gördük ki 96 milyar bize hak edişte kazık attılar yani taşınan kamyon sayısı, 96 milyar liralık eksik toprak taşınmış ve yapan da onaylayan da buradan bir memur . Eksik toprak taşınmış. Bize hak edişte kazık atmak üzereymiş. Yani taşınan toprak miktarı 96 milyar eksik. Toprak eksik tasınmış ve yapan da buradan bir memur arkadaş. Emekliye sevk edildi. Yapmasa mıydık?

Benim demek istediğim şu: Demirden korksaydım trene binmezdim. Ben, şu andaki bürokratlar için söylemedim ve bunları söylerken de geçmişteki diyalogumuzu ve bunları yaparken de bunlarla beraber dahası da var ve dahasını anlatmayayım. Gizlilik içinde kapalı oturumda daha da çok şey anlatabilirim. Ben, sizi aydınĺattığımı zannediyorum. Başka türlü anlaşılmış olması, benim yanlış değerlendirildiğim için öyle olduğu kanaatindeyim. Ben, hiçbir bürokratı suçlamadım, hiç kimsenin de ismini vermedim. Hepsini daire amirlerinin önünde yaptık. Ne yaptıysak araştırın temelini. İhaleleri niye İl Özel İdare'ye taşıdık?  Bana sormak istediğiniz varsa cevap verebilirim. Yanlış anlaşılan konu varsa, ben hata yaptımsa hatadan dönerim. Hatadan dönmek. özür dilemek fazilettir.

Başkan: Sayın Çavuş, bir dakika izin verir misiniz? Tutanaklarda bu soyuluyordu: "Devletin memurları yapıyordu" deyince siz bir genelleme yaptınız. Bütün herkes zan altında kaldı. Yani bu konuda ya cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunursunuz "Şu devlet memurları soyuyordu" diye veya da bunu düzeltirsiniz. Ben, size bu olanağı sağladım. Meclis başkanı olarak bu benim görevim.

Hüseyin ÇAVUŞ: Teşekkür ederim.

Başkan: Yoksa benim herhangi bir şekilde burada söylenenlere müdahale etmek gibi şeyim yok. Sayın Hüseyin ÇAVUŞ'a yeterli sürede de söz verdim. Son cümlesini söylesin, maksat hasıl olmuştur. Teşekkür ederim.

Serdar DEĞIRMENCİ (BAŞKAN), Sabahat ŞATOĞLU (KATİP), Özer ÖRNEK (Katip).

Not: 45 bin liraya olması gereken bir sınıfın 95 bin lira maliyet gösterilmesi, Kiraz'da 40 bin liraya yapılacak tamiratın İzmir'de şişirilmiş olarak 65 bin liraya yapılması, beş sondajın 190 bin liraya yaptığımız ihalesine göre 625 bin liraya ihaleye çıkarılmış olması, 12 liraya ihale edilebilen bir metrekare kilit taşının 39 liraya fatura edilmiş olması, bir mikap (ton) çakıl malzemesine 300 tondan fazla çimento konsa dahi etkili olmaz ancak müteahhitlerden 500 doz istenmesinin sebebi, malum okul inşaatlarının ve yol malzemelerinin çürük kumdan yapılması, eksik malzeme dökülmesi. Yukarıdaki ihalelerde dürüst davranmasaydık devletin zararı ve halkın parasının nasıl suiistimal edildiğini gördünüz. Benim meclisteki konuşmam resmidir.

Gelecek zamanda KİRAZ'DAKI KİLİT TAŞLARINDAN bilgi vereceğim.

Sende Yorumla...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkan Özçınar'dan ciddi uyarı
Başkan Özçınar'dan ciddi uyarı
"Siyasette yeni bir döneme girdik"