Advert
Kiraz’ımızı tanıyalım  ve tanıtalım
Süleyman Kuru

Kiraz’ımızı tanıyalım ve tanıtalım

Bu içerik 150 kez okundu.

Sevgili dostlar, İzmir ilimizin 30 ilçesinden biri olan Kiraz, Küçük Menderes nehrinin doğduğu Bozdağ'ın güney eteğinde kurulu, günümüzde merkez nüfusu 10 bine, köyler nüfusu 35 bine yaklaşan, toplam nüfusu 44.105 olan, şirin mi şirin güzel bir yerleşim birimidir.

İlçemiz, 4 merkez mahalle ile 52 köyden oluşan bir yerleşim birimi olup, batıdan İzmir’in Ödemiş, güneybatıdan İzmir’in Beydağ, güneydoğudan Aydın’ın Nazilli, kuzeyden Manisa’nın Salihli, kuzey ve doğudan Manisa’nın Alaşehir ilçeleri ile komşudur.

1948 yılına kadar Ödemiş ilçesine bağlı nahiye statüsünden olan ilçemiz, 01.01.1948 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ilçe statüsüne kavuşmuştur. O günlerde büyükçe bir köy görünümünde olan Kiraz, 1960’lı yıllara kadar, jeneratörle üretilen elektrik ile günün belli saatlerinde kısmen aydınlatılırdı. O günden günümüze çarşamba günleri pazar kurulur, köy sayısı çok olduğu için çok kalabalık bir pazarı olurdu.

O yıllarda Kiraz’da 1 Eylül İlkokulu adında bir okul vardı. 1954-1955 eğitim-öğretim yılında Kiraz, halkın katkıları ile yapılan bir binada önce ortaokula, ardından da 1974-1975 eğitim-öğretim yılında ortaokulla aynı binada liseye kavuştu. Okullaşmada çok geç kalan ilçemiz günümüzde okullaşma konusunda çok iyi mesafe almıştır.

Alaşehir yolu açılana kadar, İzmir’e uzaklığı 140 kilometreydi. İzmir'in doğusunda, İç Ege denebilecek konumda, çıkmaz sokak denebilecek yapıda, işi olanların zorunlu olarak uğradıkları, kamu görevlilerinin sürgün yeri gözü ile baktığı, gelişmişlikten nasibini almamış ilçemiz, Alaşehir yolu açıldıktan sonra çıkmaz sokak olmaktan kurtulmuştur.

İlçemizin gezilip görülecek çok tarihi yerleri ile çok güzel yaylaları olmasına rağmen, turizmden pay alamamakta; sanayi yatırımları da olmadığından halk geçimini çiftçilik yapıp tarım ürünleri ve meyve-sebze üreterek, hayvancılık yaparak sağlamaktadır. İlçemiz her tür hububatın, aklınıza gelebilecek her tarım ürününün yetişebileceği arazi ve toprak yapısı ile iklim koşullarına sahiptir.

Eski yıllarda ilçe merkezi ve köylerinin hemen hemen hepsinde tütün tarımı yapılır, ova köylerinde ayrıca pamuk tarımı da yapılırdı. Tütün ve pamuk tarımı aile tarımı olarak yapılır, aile bireyleri kendilerine iş yaratıp, aile bütçesinin önemli bir bölümü tütün ve pamuktan elde edilen gelirle oluşturulurdu. Tütün tarımının kısıtlamaya tabi tutulup, pamuk tarımının da yok oluşu, ilçe halkının işsizliğinin artmasına sebep olmuştur.

Sanayi yatırımlarının olmayışı, turizm gelirinden mahrum ilçe insanı, tarım girdilerindeki aşırı artışlar sonucu ürettiklerinden para kazanamayınca günümüzde halk daha çok hayvancılığa yönelmiştir. İşsizliğin çok oluşu, özellikle gençleri iş bulurum umudu ile İzmir'e, sanayi ve turizm bölgelerine gitmeye zorlamakta ve bu yüzden ilçemiz göç alan değil, göç veren durumundadır.

İlçemiz insanının çözüm bekleyen çokça sorunu vardır. İle ve sanayi-turizm bölgelerine olan uzaklığı sonucu, ilçe insanı ürettiklerini pazarlama sıkıntısı yaşamaktadır. Ürettiği sebze-meyve ve ihtiyaç fazlası ürünlerini satmada sıkıntılar yaşamaktadır. Köylerin 7-8’i ova köyü, geri kalanları dağlık alanlara dağılmış ilçe merkezine 40 kilometre uzaklıkta olanları olup ulaşım sorunları yaşanmaktadır. Eğitim-öğretimde ve sağlıkta sıkıntılar vardır. Taşımalı sistem eğitim-öğretim sorunlarını çözmemiştir.

Küçük Menderes nehrinin Keles Çayı kolu ilçe merkezinden geçmekte, Suludere Çayı ve Çayağzı Çayı ile Çomaklar, Umurcalı, Yağlar ve Yenişehir köy hudutlarının kesiştiği yerde birleşerek Küçük Menderes nehrini oluşturup Beydağ barajını beslemektedir. Ne var ki, ilçemizin kanalizasyan suları ile çay etrafındaki tesisler atık sularını arıtmadan Keles çayına akıtıp, aktığı bölgelerdeki yerüstü ve yeraltı sularını kirlettiği gibi, yaydığı dayanılmaz koku ile çevrede yaşayan insanlara hayatı zehir etmektedir. Bu kirli ve zehir saçan atık sular Beydağ Barajını da kirletmektedir. Şemsiler Köyü batısında yapılmış bir arıtma tesisi olmasına rağmen bu atık sular arıtılmamaktadır. Halbuki bu biyolojik ve kimyasal atıklı sular arıtılıp sulamada kullanılsa hem sulama sıkıntısı yaşayan üreticinin işini kolaylaştıracak hem de çevre insanı yaydığı dayanılmaz koku ile hayatının zehir olmasından kurtulacaktır.

Çevre insanlarının arzu ve talebi; Kiraz Belediye Başkanı, Kiraz Kaymakamı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve İzmir Valisi’nin bir araya gelerek durumu yerinde görüp, var olan arıtma tesisinin çalışmasını sağlayarak insanları bu büyük sıkıntıdan kurtarmalarıdır.

 

Sevgili dostlar, Kiraz’ımızı bu kadar kısa bir yazı ile anlatmak ve tanıtmak kolay değil. İlçemizin tanıtılacak daha pek çok yanları, yönleri, varlıkları, ihtiyaçları ve sıkıntıları var. Şimdilik bu kadarla yetinip, hoşça, dostça, sevgiyle ve sağlıklı kalın.

 

 Süleyman KURU

 Emekli Öğretmen

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Belediye başkanından Ankara çıkarması
Belediye başkanından Ankara çıkarması
Uyuşturucuya geçit yok
Uyuşturucuya geçit yok